logo

Zarrab-Atilla davası New York'ta devam ediyor

Paylaş:

New York'ta, ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımları delme, bankacılık sahtekarlığı ve kara para aklama suçlamalarından yargılanan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla ile İşadamı Reza Zarrab’ın davası devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Reza Zarrap Davası ‘ABD Hakan Atilla’ya Karşı’ olarak yeni bir boyut kazandı.

Suçunu kabul eden ve Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’ya tanıklık yapan işadamı Reza Zarrap, sanıklıktan ‘tanık’ konumuna geçti.

Davanın ilk haftasında jüri seçimi yapıldı ve Zarrab tanık kürsüsünde yerini aldı. İkinci haftada ise Zarrab'ın tanıklığı tamamlandı ve savunma avukatlarının çapraz sorgusuna geçildi.

Duruşmanın ilk gününde cezaevi kıyafetiyle duruşmaya gelen Reza Zarrab, ikinci gün sivil kıyafetlerle hakimin ve jürinin karşısına çıktı.

Zarrab, duruşmanın ikinci gününde İran Ulusal Petrol Şirketi NIOC yetkilileri ile dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan arasındaki görüşmeleri aktardı.

Toplantılara kendisinin de katıldığını ifade eden Zarrab, o dönem Halkbank'ın Genel Müdürü olan Süleyman Aslan ile sanık Mehmet Hakan Atilla'nın da toplantılarda olduğunu dile getirdi.

İran'ın parasının Hindistan'dan Halkbank'taki hesaba, Halkbank'tan da Arap Türk Bankası'na aktarıldığını söyledi.

Zarrab, sadece Türkiye'nin İran'dan aldığı doğalgaz ve petrolün değil, Hindistan'ın aldığı petrol ve gaz ödemelerinin de Halkbank üzerinden geçirildiğini anlattı.

‘’SÜLEYMAN ASLAN VE ZEFER ÇAĞLAYAN’A RÜŞVET VERDİM’’

Reza Zarrab’ın rüşvetle ilgili açıklamalarında dikkat çeken çarpıcı detaylardan biri de ‘’Süleyman Aslan'a rüşvet vermek Zafer Çağlayan'a rüşvet vermekten daha önemliydi. Çünkü her şeyi kontrol eden Aslandı." Oldu.

"İran'la ticaret üzerinden Zafer Çağlayan'a yüzde 50 ödüyordum ve bu kârın miktarının hesaplanması gerekiyordu" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE BABACAN İLE İLGİLİ İDDİA

Zarrab, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve dönemin hazineden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'la ilgili bazı bağlantılara değindi.

Eski Bakan Çağlayan'ın kendisine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın İran'la yapılan işlemlere Ziraat Bankası ile Vakıfbank'ın da dahil olması talimatını bizzat verdiklerini söylediğini aktardı.

New York'taki davanın üçüncü günü Yargıç Richard Berman'ın açıklamalarıyla başladı.

Berman, "birçok şeyi etkileyebilecek" bir ses kaydı olduğunu ve savcılığın bu ses kaydını sunmadan önce "davanın selameti" açısından bu ses kayıtlarının doğrulanmasını istedi.

Reza Zarrab tanık ifadesinin dördüncü günü ise 'hayali gıda ihracatı' sisteminin nasıl işlediğini anlatarak başladı.

Deniz Haber Ajansı’nın da yakından takip ettiği davayı yerinde takip etmek için New York’a giden Deniz Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Recep Canpolat ve Deniz Haber Ajansı New York Muhabiri Ozan Demirdöven o açıklamaları aktardı.

‘’TÜRKİYE’DE SERBEST KALMAK İÇİN RÜŞVET VERDİM’’

Duruşmada en çarpıcı açıklama ise, Zarrab’ın ‘’Türkiye'de serbest kalmak için kısmen rüşvet verdim’’ demesi oldu.

ZARRAB, ÇAPRAZ SORGUYA ALINDI

Davanın beşinci gününde Tanık Reza Zarrab, çapraz sorguya alındı.

Çapraz sorgu adı verilen bu aşamada Atilla’nın savunma avukatları ekibinin soruları ile oldukça ilginç bazı bilgiler de ortaya çıktı.

Cezaevinde uyuşturucu kullanmak, çalışılmış şemalar ve yalan söyleyerek hapisten çıkmak gibi ilginç bilgileri Zarrab doğruladı.

Davanın 2017 sonunda ya da 2018 yılı başında tamamlanması bekleniyor.